Selvi Boylum Al Yazmalım’ın suçu ne?

Eğri oturalım, doğru konuşalım. Atv’de yayınlanan Al Yazmalım isimli diziyi geçen güne kadar izlemiyordum. Evdekiler izlerken göz ucuyla baktım, Asiye’yi oynayan kızımız kimi sevdiğine karar veremiyordu. Meraklıyım ya böyle şeylere,  dizi isminden dolayı edebiyatla bağlantılı sanıyorum ya. 

“Nedir?” dedim , diziyi izlerken sayıp söven arkadaşıma.  Küfürlerine ara verip bir süre bana baktı. Sinirli olduğunu gözlerinden anlayabiliyordum, belli kızmış bir şeye.  Filmi izledim, kitabı onlarca kez okudum ya. Türkan Şoray- Kadir İnanır ikilisine bayılırım ya. İlyas’a sinirlenmiştir, dedim içimden, bir yandan diziyi takip etmeye, olayları anlamaya çalışırken, insanlar bu kadar gaza gelebiliyorsa iyi birşeyler çıkmıştır diye düşünüyordum içimde sevinç naraları atan militaristle el ele verip. Türklerden iyi ve kaliteli yapımlar çıkmasını istiyordum çünkü, imkanlarımız yabancılar kadar olmasa da iyi işler yapalım istiyordum. Yabancı diziler yerine bizim dizilerimizi, filmlerimizi takip etmek istiyordum.

İçten içe, arkadaş toplantılarında “Ben Türk filmlerini izlemiyorum” demekten utanıyordum ya, o yüzdendi bütün umudum. Asiye ve İlyas’ın o güzel hikayesini yeniden izlemek istiyordum, biraz da ondandı hevesim.

Arkadaşım yüzündeki hiddeti hiç bozmadan “Kaltak” dediğinde aklımda yazdığım umut ve özlem dolu yazının tam ortasındaydım . Kalakaldım. Kaltak? Asiye? Kaltak!Yanlış mı duydum acaba, diye sordum hatta

“Kaltak mı?” diye.

“Kime aşık olduğunu anlamıyor, adama aşıkken gidip diğeriyle yatabiliyor. İç sesi adamın ona aşık olduğunu itiraf etmesini bekliyor ama diğer yandan da İlyas başkalarıyla ilgilenince deliriyor” dedi.

Yüz ifademi anlatmak için uygun kelimeleri bulamıyorum şu an.  Arkadaşım mı kafayı yemişti, yoksa ben mi kitabı başka bir tarafımla okuyup filmin çoğunu Kadir İnanır’a bakarak geçirmiştim? Şaşırdım, sarsıldım bölümün geri kalanını izledikçe dizi ve film arasında isimler ve birkaç olay dışında hiçbir benzerlik bulamadım ve sonuçta detaylı bir inceleme için 2 günümü bu dizinin bölümlerini netten izleyerek geçirdim. Sinirliyim şu an efendim, uyarlama olan her diziye sinirliyim. En sevmediğim özelliğimdir, hemen parlarım ben. Parıl parılım şu an bu diziye karşı.

Remake zaten riski olan bir şey. Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu ne? gibi dizilerin tutma sebebi filmlerin kültleşmemiş olması ve dizideki kadronun sağlamlığıydı. Şimdi siz karşımıza “Selvi Boylum Al Yazmalım” gibi kültleşmiş, her repliği, her sahnesi ezberlenmiş bir filmin uyarlamasıyla çıkarsınız. O uyarlamanında berbat bir senaryosu olursa ben uzun uzun yazarım alınmaca yok. Bildiğiniz Fatmagül’e dönmüş güzelim film/kitap yahu.

Bu dizinin tanıtımlarında Cengiz Aytmatov’un romanından uyarlama ya da Selvi Boylum Al Yazmalım filminden uyarlama dendiyse, izninizle “Yuh” diyorum. Dizi eserden ve filmden bağımsız nasıldır yorum yapamayacağım, ben kadın karaktere gıcık olduğumdan objektif olamıyorum bu konuda ama Al Yazmalım ismiyle hiç iyi değil.

Olmamış, benzememiş. Hadi benzemedi tamam ama bir kadın karakter, aşklarıyla efsaneleşen bir çifti canlandıran bir kadın karakter biraz daha kararlı olabilir değil mi? Birazcık daha kararlılık, zor bir şey değil ki.

Reklamlar

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s