Khal Drogo is back : Saçlı, sakallı olsa ne güzel olurdu.

Bundan 6 yıl kadar önce ömrümün sonuna kadar blog yazabilirmişim gibi hissediyordum. Gençtim –bakış açılarından birkaçında hala gencim-, bolca vaktim, sorunlarla bu kadar dolu olmayan kendinden güzel bir kafam vardı.

Yaşı küçük olup beni okuyan varsa söyleyebileceğim ilk şey budur, sanıyorum.

Büyümek öyle bize anlatıldığı gibi acayip güzel bir şey değil. Siyaset hakkında konuşurken ciddiye alınınca, büyüklerin arasında rahatça oturunca, kupa kupa kahve içebilince veya bir mekâna kimlik sorgusuna ihtiyaç duymadan girince başlar göge ermiyor anlayacağınız. Beni aile büyükleri kahkahalarla sessiz sinema oynarken, kimse tarafından umursanmamam ve dolayısıyla oyuna alınmamam yüzünden köşede depresyona girdiğim döneme geri gönderseniz hiç itiraz etmem mesela. Hayat bana güzelmiş ama ben farkında degilmisim.

Gördügünüz gibi büyümekten ziyadesiyle sıkılmıs durumdayım. Sorun üstüne sorun ekleyerek kendime güzel bir ev insa etmeye çalıştıgım günleri geride bırakalı çok olmadı. Bir ara dizilerdeki güzelim kızlara özenip depresyona gireyim dedim ama arızalı bir bünyeye sahip olduğum için onu da beceremedim. Depresyona bile dogru dürüst giremeyen bir insan sebepsiz mutsuzlugu hakketmiyor, kahrolsun böyle işler diyerek bıraktım o isin ucunu.

Depresyonda olmadıgım ama tam olarak mutlu da olmadığım, sıradan zamanlarımda bolca dizi, birkaç film, sürüyle kitap ve birkaç şarkı ekledim koleksiyonuma.

İlk olarak en son izlediğimden ve en yeni olandan bahsedeyim ki yazının ilerleyen kısımlarında sıkılırsam –biliyorsunuz öyle huylarım var- henüz dumanı tüten dizi hakkında izlemeyenlerin bir fikri olsun.

Jason Momoa denen er kişiye olan sempatimi bilmeyen kaldı mı, inanın bilmiyorum. Mart ayı geldi, senin gönül yayların gevşemiş – mart ayı kısmını yumuşatayım derken, kalıplasmıs cümlelerin içine ettim farkındayım- , demeyeceğiniz şekilde nasıl ifade ederim diye düşünüyorum da… Düşünüyorum işte, lafın özü Jason Momoa denen er kişisine güçlü bir sempati besliyor, her gördüğümde dikkat kesiliyorum. Adamın bir videosunu izledim, cümle kuramaz oldum. Neyse.

Jason Momoa sayesinde haberdar olduğum bir dizi The Red Road, o oynamasa izleme listeme alır mıydım? Dürüst olursak bu sorunun cevabı kafamda belirsiz, muhtemelen başladığı anda izlemezdim.  Güvendigim yorumculardan iyi yorumlar alırsa baslardım ya da dizisiz kalırsam açardım herhalde.

Bunları gecelim.

Dizi ailesinde büyük sorunlar olan – hangimizde yok demeyin (: – bir şerifi odak alıyor.

Eski bir alkolik olan ve geçmisinde büyük acılar yasadıgını ögrendigimiz bir es, asiligin zirvesinde olan ergen bir kız çocuğuyla uğraşmak zorunda olan şerif tüm bunların yanında kasabada kaybolan üniversiteli bir çocuğu da aramak zorunda.

Kızılderililer ve beyazlar arasında geçen ve iki grup arasındaki ince çizgiye dikkatimizi çeken dizide Jason Momoa hepimizin tahmin edeceği gibi Kızılderililerden birini canlandırıyor. Hatta yanlış anlamadıysam Kızılderililer arasında sözü geçen bir adam kendisi, kabile filan varsa onun reisi olabilir. Olmayabilir de, orayı evdeki konuşmalar –dedikodu dinliyordum- yüzünden anlayamadım.

Cinayetler, kirli işler, geçmişten gelen gizemler, garip davranışlarıyla dikkat çeken karakterler derken gerilimli bir başlangıç yapan The Red Road en azından birkaç bölüm daha takip edilip hakkında karar verilecek diziler arasına girdi.

-Jason Momoa için takip etmesem bile bölümlere atlaya atlaya göz atar mıyım? Atarım, orasını karıştırmayalım-

Bu gecelik bu kadar olsun, en yakın zamanda hem buraya hem diğer bloglara yazayım ben.

Fragman:

Bonus: I’m not dead George!

Yeniden görüşene kadar, delirmemeye çalışın.

Gündem bu haldeyken en uygun dilek bu olur herhalde.

Reklamlar

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s