Kısa Kısa #3 – “Onlar aslında kek hamuruymuş.”

aaaaaO kadar uzun zamandır bloga yazı girmiyorum ki yenilenen kısımlarını gördüğümde garip tepkiler verdim. Sayfanın açılmasını beklerken bana Pink Martini’nin Bitty Boppy Betty şarkısını hatırlatan bir şeyler yazıyordu misal.
Ne yazıyordu deseniz hatırlamam zira, blogu karıştırırken görseldeki ifadelerle karşılaştım.

Yukarıdaki aramaları yapan iki okuyucum için büyük bir hayal kırıklığı olduğumu tahmin ediyorum zira blogda shitting olayıyla ilgili tek bir kelime etmişliğim yoktu. BDSM vs. vs. hikayeleri yazıp aratan insanlar kaldığını da düşünmüyordum açıkçası. Hadi yazıp arattı diyelim, pek sevgili Google’ın önüne serdiği seçeneklerde beni bulacağını sanmıyordum. Daha önce BDSM konusu hakkında fazlaca atıp tutmuş olmamdan kaynaklanan bir durum olduğunu düşünüyor ve boşveriyorum.

Beni asıl üzen şey emek emek işlediğim canım bloguma gelen insanların tercih ettiği yollar, ilk iki bölümünü izleyip sonra unuttuğum Arrow’un nefis hatları olan başrol oyuncusu Stephen Amell’in fiziksel özellikleri ve bok/boklama hikayeleri yüzünden mi uğruyor onca insan bu bloga 😦

Çok üzülüyorum 😦 , diyecektim de yok ayol – Ayol?- Önümde uğraşmam gereken 350 sayfalık bir iş var ve ben onunla uğraşmamak adına elimden gelen her şeyi yapıyorum. Televizyonda izleyecek bir şey bulamayınca bloga sardım böyle. Bloguma uğrayanları hayal kırıklığına uğratmamak için suraya iki BDSM hikaye karalamayı isterdim ama…

Şöyle yapalım. Bir kitapçıya gidin, çok satan romanların olduğu bölüme gidip herhangi bir yeni çıkmış romana elinizi uzatın. Çok acayip şeyler var dostlar. Son zamanların modası olan hırpalamalı seksli kitaplar her köşede karşınıza çıkıyor. İdealleştirilmiş dominant erkeklerin evcilleşmesini büyük zevkle okuyorsunuz. Erotik kısımların haddi hesabı yok zaten.

Benim blogda ne arasın BDSM hikayesi, ben ancak laf yapıyorum buralarda. Hem canım okuyucu  onlar kek hamuruymuş, öyle demişlerdi bana.

 

Reklamlar

“Kısa Kısa #3 – “Onlar aslında kek hamuruymuş.”” üzerine 2 düşünce

  1. Su bdsm ile ilgili yazıyı ben mi açtım bilmiyorum lakin yine de üstüme alınıp bir acıklama yapmak istedim.”ne okur”a o yazıyı eklemişsin ve bloguna tembel yoldan ulaşabilmek adına aylardır orayı tıklayıp buraya ulasıyorum.zira buranın adı vs. Aklımda kalamıyor bir türlü.
    Niye geliyorum sorusuna da eski bir alıskanlık diyelim

    Beğen

    1. Arama anahtarlarından bahsediyordum sevgili Ada (:
      Görseldeki ifadeyi aratan arkadaşa seslenmiştim yani, yoksa insanların nereden ve hangi amaçla benim bile fazla uğramadığım bir bloga girip çıkmasını sorgulayamam. Millet neler aratıp geliyor, bir şey bulamayınca üzülüyorlardır geyiği yapıyordum kendimce. Üstüne alınmana gerek yok, ne okur.com’a -kurtulamıyorum o siteden o ayrı bir konu- koyduğum – benim bile hatırlamadığım bir yazıdan bahsetmiyordum.
      Yine de uğrayıp yorum bırakma inceliğinde bulunduğun için teşekkür ederim.

      Beğen

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s