Kategori arşivi: Müzik

Lana Del Rey – Carmen

2010-2011 yıllarında daha çok severdim bu kadını ben.

Bu yıl popüler olup Facebook’ta videoları dolanmaya başlayınca bir de üstüne canlı performanslarından birini dinleyince soğumadım dersem yalan olur. Sadece albüm kayıtlarını dinlerseniz gayet hoş şarkıları var kendisinin, canlı performanslarından uzak durmanızda fayda var.

Paylaştığım şarkıya gelirsek sabahtan beri ağzımdan düşmeyen şarkıdır kendileri “darling, darling, doesn’t have a problem, lying to herself cause her liquour’s top shelf” diye geziniyorum ortalarda.

Pek sevgili ismimi bloglarda verme diyen arkadaşım H’ye sevgiler (:

 

Aslına bakarsak bu tarz gönderileri sevmiyorum. Önemli insanların değerinin, onlar öldükten sonra anlaşılması ya da sırf nefes almayı kestiler diye sadece bir gün için fotoğraflarının sosyal medyada her yeri süslemesi durumundan hiç hoşlanmıyorum. Neşet Ertaş’ın kim olduğunu bilmeyen, yazdığı sözler, söylediği türküler hakkında fikri olmayan insanların bile kalkıp “Ay çok üzüldüm yeaa” gibi tepkiler vermeleri garip bir şekilde sinirimi bozuyor.Biri öldüğünde üzülürüz, bu net ve kesin bir durum evet ama… ama sinirim bozuluyor işte. Başka bir açıklaması yok. Kültürümüze katkısı olmuş insanların kim olduğunu bilmeden ve çoğu zaman sürü psikolojisi yüzünden paylaşılan fotoğraflar ya da videolar bana hiç samimi gelmedi, gelmeyecek de.

Büyük ustaya Allah’tan rahmet diliyorum, söylenecek başka söz yok.

Summer Wine

Nancy Sinatra & Lee Hazleewood yorumuda harika olsa da belki Ville Valo hayranlığımdan, belki bu düeti ilk duyduğumda içinde bulunduğum durumdan ayrı bir seviyorum şarkının bu coverını.

Strawberries cherries and an angel’s kiss in spring
My summer wine is really made from all these things
Take off your silver spurs and help me pass the time
And i will give to you summer wine
Ohhh-oh summer wine

Of Monsters and Men

Yaklaşık bir yıl önce arkadaşım sayesinde dinlediğim grup, İzlandalı olmalarıyla sempatimi kazanmıştı. Önceki aylarda rastladığım Little Talks klibiyse beni benden aldı. Soğuk yerlerin müzikleri daha bir derine iniyor sanki. En soğuk günlerde, en üzgün zamanlarınızda bile şarkıların melodisi kanınızı ateşliyor, ritim tutmak için parmaklarınız hareketleniyor.

Kendi deyimleriyle 6 hayalperestin oluşturduğu grup indie folk yapıyor ve  grubun çok sevdiğim şarkıları olmasına rağmen, çektikleri videoyu mükemmel bulduğumdan Little Talks’u paylaşmak istiyorum sizlerle.

Roxette – Spending My Time

The tv’s on
But the only thing showing is a picture of you

Is there someone who can make me wake up from this dream?

I stare at the wall

Hoping that you’re missing me too

Uykusuzsunuzdur.

Masanızın üstü bitirmeniz gereken işlerle doludur. Sorumluluklar üstüste binmiş 14 kollu bir dev oluşturmuştur ama siz kendinize yeni bir kahve alırken,sorumluluklarınızdan kaçmak için CDliğe gider ve dinlemek için bir şeyler seçmekle zaman harcarsınız.

Sonra karşınıza yıllardır bildiğiniz, arada banyo yaparken mırıldandığınız bir şarkı çıkıverir. Uykulu zihniniz sözcükleri ayıklar. Acıları elinize verir. Masanın üstünde sizi bekleyen işlere bakakalırken elinizden gelen tek şey uyanmak istemektir.