Kategori arşivi: Reklam

Puppy Love

Bu reklamı gordugunde ekrana bakarak hoplayıp zıplayan, görüntüye burnunu dayayıp koklamaya calısan bir sapsal sahibiyim. Bacaklarım mindere donmus ve saglam bir tane terligim kalmamıs olsa da herkese hayvan sevgisini bir sekilde tatmasını öneriyorum.

Bizimkisi peşinden kosacak bir at bulamasa da kedilerle cimlerde yuvarlanmak ve bahcedeki rotweiler’a satasıp benim arkama saklanmakla zamanını geciriyor.Her gördugu insana cilve yapması ve gel diyene hoplaya zıplaya gitmesiyle pek güvenilir degil. – Evet, reklamdaki yavru kadar sadık degil kendileri,  yuruyuslerde kuyruk sallayıp, yaklasıldıgında yalamadıgı insan yok :/

Bu gönderiyi size en sevdigimiz yer olan balkondaki terlik mezarlıgından, çok zor sartlar altında -üstümde 9 aylık bir köpek var a dostlar- yazıyorum. Umarım reklam beni gülümsettigi gibi sizleri de gülümsetir.

Sevgiyle kalın

Gülümseme Sebebı: Etı Balık Kraker Reklamları

Televızyon ızlerken en zevk aldıgım kısmın reklamlar oldugunu daha once de soylemıstım. Etı balık kraker reklamlarıysa her rastladıgımda gulumseyerek ızledıgım, sokakta ya da alısverıs merkezınde rastlasam bile durup ızledıgım reklamlar olarak gozdelerımın basında gelıyor.

Çok tatlı degıller mı?

İsyan

Ask Acısı Cekenler

Dıor, bıze bunu neden yapıyorsun?

Twilight’ın abartılmış Edward’ıyla bu sefer ne yapmışlar acaba diye, küçümseyerek açtıgım Dior reklamını birkaç kez izlemek zorunda kaldım. Popüler olan olan bizden degıldır, bakıs acıma tamamen ters olacak ama nasıl guzel olmus bu reklam filmı öyle.

Nerede Twilight’ın sümsük Edward’ı, nerede bu adam?

May the force be with you

Son zamanlarda hep reklam paylaştığımın farkındayım ama seviyorum ben reklamları,özellikle araba reklamları daha çok hoşuma gidiyor. Daha mı yaratıcı oluyorlar nedir?

Bu reklamda geçen yıl yakın arkadaşımın bana yollayıp “Aha bak senin çocuğun” dediği bir reklamdı. Star Wars hayranı bir insan olduğumdan gelecekte evimin içinde kendini Darth Vader ya da Obi-wan Kenobi sanan bir çocuk dolaşması muhtemel, evet.

Audi

Mustafa Sandal reklamınayapılan yorumları okurken, bir suserin verdiği link sayesinde gördüm bu reklamı.
Daha önce izleyip – izlemediğimi hatırlamıyorum. İzlemiş olsam unutmazdım herhalde.

Bugüne kadar izlediğim en iyi reklamlardandır bu, fazla söze gerek yok.

Onun telefonu var

Televizyonda programlardan çok reklamları izlediğim göz önünde bulundurulursa, bugüne kadar Mustafa Sandal’lı Turkcell reklamını görmemem benim için büyük bir başarı sayılabilirdi. Adını her yerde duymama rağmen, nedense internetten bile bulup izlememiştim ben bu meşhur reklamı. Önceki akşam, sırf koca evin içinde ses olsun diye açtığım televizyonda çocukluğumun şarkısı sayılabilecek “Onun arabası var” melodisini duyduğum an mutfaktan hızla çıkıp ekranın karşısına geçtim. Geçmeseydim de olurmuş hani, o nasıl bir reklamdır öyle?

Hayır, olayın absürdlüğüne mi yanayım, yıllar yıllar öncesinin popüler -dandik- parçası Araba’nın kullanıldığına mı yoksa bu kadar saçma bir reklamın hedefi vurup herkes tarafından konuşulmasına mı? Cidden bilemiyorum.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok, izlememiş olanlar için reklam aşağıda.

*Aşktan başım dönüyor.

*Sıkıntı yok, devam.

Evet mantığımız budur, durmak yok devam.

Beyaz pantolonlu madonna

Dün gece şortumu çekebildiğim kadar yukarı çekip, belimi güvence altına almış – çocukluktan akılda kalan lanetli uyarılar –  avını bekleyen aslan motivasyonuyla dünya gündemini takip etmeye çalışırken rastladım yeni Turuncu Orkid reklamına. Direkt olarak sinirlerim bozuldu tahmin edebileceğiniz gibi, televizyon denen zımbırtıda en çok reklam izlemeyi seven biri olarak böyle saçma sapan reklamları gördükçe delleniyorum. Evet, aklımdan zorum var, pek normal de değilim zaten.

Aslında bu konu hakkında çok konuştum ben, diğer bloglarımı ve çeşitli sitelerdeki üyeliklerimi takip edenler bilir. Uzun zamandır gıcık oluyorum, mavi suya ve beyaz pantolon giyip etrafta seken kızlara. Şimdi sevgili takipçiler, sorumuz şu: Herhangi bir pedi takınca etrafına mutluluk saçmaya başlayan kadınların derdi nedir? Ya da hijneyik pedler vücuda mutluluk aşılayan bir yapıya sahipler de benim vücudumdaki bir anormallik yüzünden mi ben pms dönemi boyunca Allahın belası bir insan oluyorum?

Reklam insanı çekmeli, ürünü sattırmalı vs vs tamam, bunlara hiçbir itirazım yok ama yıllardır bize izlettirilen reklamlara bir bakın. Hepsi neredeyse birbirinin kopyası;  beyaz pantolon – ki beyaz pantolon giyip bir de üstüne hoplayıp zıplayan ağaca tırmanan kadın fikrini hangi akıllı buldu gerçekten merak ediyorum. Bebek bezi denilen şey tüm bölgeyi kaplar ve sıkıdır, bunu herkes bilir değil mi? Onda bile bezin kayması vs probleminden sızıntılar vs oluyorsa bu reklamları çeken bünyeler neyin kafasını yaşıyor?– ped denendikten sonra yaşanan özgüven patlaması, erkeklere eziyet etme, istediğin kişiyi tavlayabilme, oradan oraya sekme vs vs. Farklı olan ne var?

Bizi hijyenik ped almaya o saçma sapan reklamlar mı itiyor ya da şöyle sorayım hangimiz o salak reklamlardaki seken kızlara bakıp “Dur, şu pedi bende deneyeyim belki oradan oraya sekerim” diyoruz?

Biri reklamcılara olayın iç yüzünün böyle olmadığını anlatsın lütfen, lütfen!